İZMİR ECZACI ODASI 2016 OLAĞAN SEÇİMSİZ GENEL KURULU HAKKINDA İZMİR ECZACI HAREKETİ OLARAK DEĞERLENDİRMELERİMİZ

İZMİR ECZACI ODASI 2016 OLAĞAN SEÇİMSİZ GENEL KURULU HAKKINDA İZMİR ECZACI HAREKETİ OLARAK DEĞERLENDİRMELERİMİZ

 

Değerli Meslektaşlarımız; 24 Eylül 2016 Cumartesi günü yapılan İzmir Eczacı Odası 2016 Seçimsiz Olağan Genel Kurulu ile ilgili İzmir Eczacı Hareketi olarak değerlendirmelerimiz şöyledir;

 

1) İZMİR ECZACI ODASI YÖNETİMİNDE ACEMİLİK KESİNLİKLE KABUL EDİLEMEZ

 

Değerli Meslektaşlarımız;

 

Sayın başkan, kürsüden, çalışma raporlarının ilk kez tamamen yönetim kurulu tarafından hazırlandığını, ancak kendisi tarafından incelendiğinde birçok hatalı ifadelerin yer aldığını, yönetimdeki arkadaşların henüz acemi olduğunu, zamanla öğreneceklerini ifade etmiştir. Bu söylemi kabul etmemiz mümkün değildir. Çünkü bilindiği gibi İzmir’de yönetim kurulları, İzmir Eczacı Hareketi Meclisinde olduğu gibi demokratik yollarla değil, yıllardır tamamen bizzat başkan tarafından oluşturulmaktadır. Dolayısıyla bu durumdan tamamen başkanın kendisi sorumludur. Dolayısıyla bunu söylemeye hakkı olmadığını düşünüyoruz. Kaldı ki yönetim kurulunun yanında bir Danışman Eczacı ve bir de Genel Koordinatör Eczacı istihdam edilen odamızda, başkan tarafından hala acemilikten bahsediliyor olması, tüm İzmir Eczacıları açısından düşünülmesi gereken ciddi bir durumdur.

 

2) MALİ TABLOLARDA ŞEFFAFLIK OLMAZSA OLMAZDIR !

 

Değerli meslektaşlarımız bildiğiniz gibi 2015 yılı seçimli genel kurulumuzda odamızın son 4 yıllık mali tablolarını grafik halinde yayınlamış, odamızın yıllar içinde eriyen mali durumuna dikkat çekmiş ve bu tablo ile odamızın Kasım 2015 tarihinde personel ödemelerini bile yapamayacağı konusunda genel kurulu bilgilendirmiştik. Her ne kadar bu grafiklerin rakamlar saptırılarak oluşturulduğu iddia edilse de, tarafımızdan bu rakamlardan 1 kuruş bile geri adım atılmamış, böyle bir iddiası olanlar için hukuk yolunun açık olduğunu belirtmiştik. Sonuç olarak uyarımızdan sonra göreve başlayan yönetim, Kasım 2015 de İzmir Eczacı Odası tarihinde ilk defa TEB den 120.000 TL borç almak durumunda kalmıştır. Böylece geçen yıl dillendirdiğimiz iddiamız da ispatlanmıştır. Genel kurul saatine kadar tarafımıza verilmeyen çalışma raporları ve mali tablolar üzerinde, genel kurul sırasında tarafımızdan yapılan ilk incelemelerde bu durumun mali tablolarda belirtilmediği görülmüş ve oda saymanına konu sorulmuştur. Sayman dilek ve temenniler kısmında bu borcun alınıp kısa dönemde geri ödendiğini, oda mali müşavirinin çok tecrübeli olduğunu ve kendisinin bu kısa süreli para trafiğinin mali tablolarda gösterilmesine gerek olmadığını belirttiği için mali tablolarda göstermediklerini genel kurula iletmiştir. Bu tip göreceli olan kısa dönemlerde alınıp verilen para trafiklerinin mali tabloda gösterilmemesi konusunu kesinlikle çok yanlış buluyoruz. İzmir Eczacı Hareketi olarak bizler tüzel kişiliklerde mali tablolar açısından meslektaşlarımızda en ufak bir şüphe oluşmaması için şeffaflığın kesinlikle olmazsa olmaz olduğunu düşünüyor, konuyu siz meslektaşlarımızın dikkatine sunuyoruz. Kaldı ki TEB seçimlerinden 1 ay önce alınan bu 120.000 TL lik borcun TEB seçimlerinde de etkili olduğunu iddia ediyoruz. Unutulmamalı ki; “İstiklalin tamamiyeti ancak istiklal-i mali (ekonomik bağımsızlık) ile mümkündür” M. Kemal ATATÜRK

 

3) “İZMİR DIŞINDA 53 ODADA NEDEN BÖYLE BİR MUHALİF YAPI YOK” DİYE SORAN SAYIN BAŞKANA HATIRLATMAK İSTİYORUZ…

 

Değerli meslektaşlarımız İzmir Eczacı Hareketi olarak bizler demokratik süreçlerin her kurumda hizmet yarışı şeklinde geçmesi gerektiğini düşünmekteyiz. Bu konuda deneyimli ve donanımlı kadromuzla, demokrasinin kalesi olarak nitelendirdiğimiz İzmir’in tüm Türkiye’ye örnek olması için elimizden geleni yapıyoruz. Bu nedenle elimizde henüz yönetim erki olmadığı halde, bizlere güven oylarıyla destek olan, olmayan tüm İzmir eczacı tabanına layık olmak adına, meclisi oluşturan meslektaşlarımızın kendi özverileri ve mütevazi bütçemizle hizmet etmek için çabalıyoruz. Bugüne kadar yaptığımız hizmetler yönetim kademelerine geldiğimizde yapacaklarımızın teminatıdır diyor ve kürsüden bunu soran sayın başkana İzmir’in farkını tekrar hatırlatmak istiyoruz. Yönetimce hizmet yarışında geri kalmanın verdiği hırçınlıkla, oda sayfasından bize karşı yayınlanan HİZİPÇİ sözü nedeniyle kendilerini tüm eczacı tabanının önünde özür dilemeye davet ediyoruz. Verdiğimiz hizmetlerin engellenmesi için zaman harcamak yerine, rutin oda hizmetlerinin büyük bütçeler harcanarak allanıp pullanıp hizmet gibi sunulmaya çalışılması yerine, kendilerini de bu hizmet yarışına davet ediyoruz.

 

    1. GENEL SEKRETERİN İSTİFASI ANLATILDIĞI GİBİ DEĞİL

 

Geçtiğimiz seçimlerden kısa bir süre sonra istifa eden genel sekreterin istifa sebebi genel kurulda anlatıldığı gibi olmayıp, seçimlerden önce bu meslektaşımız kendi özel sebepleri nedeniyle yönetim listesinde dahi olmak istemediğini belirtmiş olmasına rağmen, çarşambadan çarşambaya gelmesinin yeterli olacağı belirtilerek yönetim listesine yazılmış, genel kurul ve seçimin ardından, bir de genel sekreter olarak görevlendirilmiştir. Dolayısıyla seçimden bir kaç ay sonra da istifa etmiştir. İzmir gibi bir odada yönetim kuruluna bakış açısının görülmesi, görevlendirmelerin nasıl yapıldığının anlaşılması açısından konu dikkat çekicidir. Kaldıki başkanın kürsü konuşmasında, geçmişte görevi sırasında vefat eden genel sekreter meslektaşımız hakkında gerçeklerin saptırılarak anlatılmasını da kınıyoruz.

 

    1. İZMİR’DE DEMOKRATİK ORTAMI BALTALAYAN VE SEVİYEYİ DÜŞÜRDÜĞÜNÜ DÜŞÜNDÜĞÜMÜZ KİŞİLERE KARŞI SUÇ DUYURUSUNDA BULUNULMUŞ, BU DAVALAR KABUL EDİLMİŞTİR.

 

Her ne kadar, bir İzmir Eczacı Odası TEB delegasyon üyemizin, kürsüden kendisi tarafından, hakkında herhangi bir dava olmadığı telaffuz edilmişse de; yaptığımız suç duyurusunun kabul edildiğini ve ilk duruşmanın Mart ayı içerisinde yapılacağını siz meslektaşlarımızla paylaşmak istiyoruz. Kürsülerden başkanın serzenişlerine de şahit olduğumuz sosyal medyadaki seviyesizlik durumuna karşı İzmir Eczacı Hareketi olarak bizler gereken neyse yapıyoruz. Hatta bu durumun hukuk yoluyla değil de, odamızca deontolojik olarak halledilebilmesi amacıyla öncesinde tarafımızdan odamıza başvurulduğunu, fakat oda yönetimimizce bu durum için “odanın kurumsal kimliğine zarar vermediği” gerekçesiyle işlem yapılmadığını da siz meslektaşlarımızla paylaşmak istiyoruz. Dolayısıyla bu serzenişlerin samimi olmadığını da hep birlikte görmüş oluyoruz. Bu olayların tekrarlanmaması adına hukuki sürecin sonuna kadar takipçisi olacağımızı da bildirmek istiyoruz. Kaldı ki başkan olarak üyesinin hak ve menfaatlerini korumakla yetkili kişinin sayın başkanın kendisi olduğunu hatırlatarak; eğer böyle kişi veya kişiler hala varsa, kürsülerden şikayet etmek yerine kendisinin de verilen yetkiyle yönetim kurulu ile birlikte gereğini yapmasını tavsiye ediyoruz.

 

    1. ÇALIŞMA RAPORLARININ VE MALİ TABLOLARIN YAZILI OLARAK DA İSTENİLDİĞİ HALDE, SON ANA KADAR ÜYELERLE PAYLAŞILMADIĞI TEK ECZACI ODASI İZMİR’DİR.

 

Değerli Meslektaşlarımız; hepimizin bildiği gibi iyi yapılanları övme, eksik ve yanlış yapılanlar için eleştiri ve öneri getirilebilmesi amacıyla genel kurullardan makul bir süre önce çalışma raporları ve mali tablolar yönetimler tarafından üyelerle paylaşılır. Ancak bu yıl tarafımızdan, 5 gün öncesinde yazılı talep edilmesine, genel kuruldan 1 gün öncesinde yapılan çoğunluklu genel kurulda 2 kez talep edilmesine rağmen bu raporlar ve mali tablolar genel kurul anına kadar bizlerden ve üyelerden gizlenmiştir. Biz bu durumu üye tabanına yapılmış bir saygısızlık olarak görüyoruz.

 

    1. İZMİR ECZACI HAREKETİ BAŞKANININ KONUŞMASI , VERİLMEYEN ÇALIŞMA RAPORLARI ÜZERİNE OLMADIĞI YÖNÜNDEKİ TRAJİKOMİK GEREKÇEYLE DİVAN BAŞKANINCA SIKLIKLA KESİLMEYE ÇALIŞILMIŞTIR.

 

İki senedir aynı tiyatronun sergilendiği genel kurullarımızda, İzmir Eczacı Hareketi başkanı Ecz. Barış Özgen’ in kürsü konuşmasının, son ana kadar verilmeyen çalışma ve mali tablolar üzerine olmadığı yönündeki trajikomik gerekçelerle divan başkanı tarafından kesilmeye çalışılması çabalarını kınıyoruz. Fotoğraflarda da net olarak görüldüğü gibi, başkanımızın kürsüsü sırasında divan başkanının ve oda başkanının ikisinin birden aynı anda cep telefonlarıyla ilgilenmesini siz meslektaşlarımızın vicdanına bırakıyoruz. Kaldı ki gerek ayrı bir adayın olmadığı geçtiğimiz genel kurullarda, gerek tüm TEB genel kurullarında, kendi oda delegelerimizin yaptığı konuşmaları da kendilerine hatırlatmak istiyoruz. Yine bu genel kurulumuzda divan başkanının eşi, İzmir Eczacı Odası delegesi meslektaşımızın kesilmeyen konuşmasının konusunu da yine kendilerinin vicdanına bırakıyoruz. Son iki genel kurulda konuşmaların, sadece yönetimin çalışma raporlarına yazdığı kadarıyla sınırlanma telaşının sebebini bizler tabi ki iyi biliyoruz. Ancak meslektaşlarımızın mesleki her konuda eksiksiz ve doğru bilgi alması telaşında olan bizlerin, genel kurullarımızda bu tavrımızdan asla geri adım atmayacağımızın bilinmesini isteriz. Ayrıca sayın divan başkanına eğer incelediyse, çalışma raporlarıyla konuşma metinlerimizi karşılaştırmasını da tavsiye ediyoruz.

 

8) GERÇEKTEN BİR SOSYAL TESİSİMİZ VAR MI ? SİYASİ ŞOV YAPMAYA ÇALIŞANLAR YILLAR İÇİNDEKİ SÜRECİN NE KADARINI SAHİPLENİYORLAR?

 

Konuyla ilgili İzmir Eczacı Hareketi Başkanı Ecz. Barış ÖZGEN’in konuşma metninin ilgili bölümünü aynen yayınlıyoruz.

“……Yinegerçekten hayretle karşıladığımız siyasi şovlara sahne olan sosyal tesislerimize gelelim arkadaşlar. Konu mesleğimizin ve meslektaşımızın geleceği açısından hayati öneme sahip olmadığı için son bölüme bıraktım. Ancak İzmirli meslektaşlarımızın maddi katkıları ve emanetleri, rahmetli (78)Levent Kamacık’ın hatırası ve de bilirsiniz aslan yattığı yerden belli olduğu için tesisin durumunu gündeme taşıyarak bu rezaletin son bulmasına vesile olduğumuzdan dolayı yalnızca haklı bir huzur içerisindeyiz.(79) Bir arkadaşımız sosyal medyada diyor ki bizi kast ederek, “birilerinin bu tesis yapıldığı için çok üzüleceğinden eminim”. Arkadaşımız ya olayı anlamamış, ya da birilerine hoş görünme peşinde bunu bilemiyoruz. Sosyal tesis Bakanlıklar, müdürlükler, belediyeler, üniversiteler ve çeşitli kurum, kuruluş ve tüzel kişiliklerce üyelerinin ve personelinin ailesiyle birlikte kullanımına sunulan tesislerdir. Yönetim kuruluna yazılı olarak 4 adet soru soruyorum. 2 tanesi şöyle diğerleri de web sayfamızda mevcut, bu 13 dönümlük tesisin bahsedilen işletmeciye kaç yıllığına ne kadara kiralandığı? Meslektaşlarımızın buradan nasıl ve ne amaçla faydalandırılacağı.(80,81,82,) Bu iki soruma yanıt yok. Bir bölge toplantısında yine bir meslektaşım sayın başkana tesisin meslektaşlarımıza nasıl ve ne amaçla kullandırılacağını soruyor. Başkan % 25 falan bir indirim var galiba sözleşmeye bir bakayım diyor. İşletmedeki yetkiliye gidip soruyoruz; eczacılar için bir indirim ayrıcalık söz konusu mu diye. Biz böyle bir şey düşünmedik diyor. Sizce burası sosyal tesis mi değerli arkadaşlarım? Ancak birileri tuttuğunu sosyal tesis diye götürüp fotoğraf çektirmekten, yayınlamaktan, sanki tesisi kendi yapmış gibi siyasi şovdan geri kalmıyor. Konu hakkında ben kısaca bilgi vereyim; tesis ilk 2005 yılında 5500 TL ye, ikinci olarak 2007 yılında yine 5500 TL ye başka bir işletmeye kiralanıyor. Bu kiralar ödenmiyor ve yıllar içinde göz göre göre tesis yağmalanıyor, bir bekçi koymayı akıl edemeyenler, her olumsuzluğu 2/3 hisseli TEB e havale edip olayı bizler gibi ifşa etmeye yüreği yetmeyenler, tesis talan edildikten sonra jandarmaya tutanak tutturmayı neyse ki akıl ediyorlar ve son kiracıya TEB tarafından mahkeme açılıyor. Tarafımızdan meclis kararıyla olayı ifşa etmemizin ardından, nisan ayında şimdiki işletmeciyle bir protokol imzalanıyor, 11 yıl önce 5500 Tl ye kiralanan 13 dönümlük tesis, 11 yıl sonra 2 yıl sabit 9000 TL ye, işletmecinin tesisin tadilatı için yapacağı harcama da göz önüne alınarak kiranın da 6 ay sonra Ekim ayında başlatılması şartıyla kiralanıyor. Buradan yıllar içinde oluşan zarar basit olarak hepimizce hesaplanabilir. Siyasi şov yapanlara huzurunuzda soruyorum. Bu sürecin ve zararların ne kadarını sahipleniyor sunuz? (83,84,)Ahde vefa diye bir şey vardır değerli meslektaşlarım bu Tesisin tabelasında rahmetli Levent Kamacık’ın ismi nerede? Mesele rahmetli Levent Kamacık’ın görev süresi rekorunu kırmakta değil, onun meslek adına yaptıkları iş ve icraatların rekorunu kırmakta bu çalışmaları daha da ileriye taşıyabilmekte ve anısını yaşatabilmektedir. 15 yıldır bu maalesef mümkün olmamıştır. Ne yazık ki olay kısaca böyledir. Detay merak eden meslektaşlarım ayrıca bize ulaşıp ayrıntılı bilgi de alabilirler. Şimdiki bu tesise, bu fotoğrafları gördükten sonra rahmetli Kamacık’ın ismi verilirken de ailesine mutlaka danışılmasını tavsiye ediyoruz. Bizler durumu görünce telefonla kendileriyle bir ön görüşme de gerçekleştirdik. Bizim burayla ilgili projemiz sabittir ve proje kitabımızda yer almaktadır. Rahmetli Kamacık’ın anısını yaşatma konusundaki tasarrufumuz şimdilik bizde kalsın ve sürpriz olsun değerli meslektaşlarım……”

 

9)ODA KOMİSYONLARI İÇİN 2 DÖNEMDİR NEDEN TÜM ÜYELERE GENEL ÇAĞRI YAPILMADIĞINI, BAŞVURDUKLARI HALDE İEH ÜYESİ MESLEKTAŞLARIMIZIN NEDEN ALINMADIĞINI BU GENEL KURULDA ÖĞRENMİŞ OLDUK.

 

İEH’nin aday olmasından itibaren 2 dönemdir oda komisyonları için tüm meslektaşlarımıza genel bir çağrı yapılmaması, buna rağmen çalışmak için başvuran İEH üyesi meslektaşlarımızın da komisyonlara alınmaması konusunu dile getirmekteyiz. Bu durum, komisyonlara daha çok oy devşirmek amacıyla bakıldığı, bu amaçla yönetim tarafından sadece belirlenen meslektaşlarımızın çağrıldığı şüphesini de her ortamda belirttiğimiz gibi, genel kurul sırasında da somut örnekleriyle dille getirdik. Bu sırada İzmir Eczacı Odası TEB delegasyon üyesinin, “İEH üyelerinin komisyonlara alınmasıyla odaya sızmaları gibi bir tehlikenin doğacağı” söylemi demokrasinin kalesi İzmir de tarafımızdan gerçekten dehşetle karşılanmıştır. İzmir Eczacı Hareketi Başkanı Ecz. Barış ÖZGEN’in konuşmasının ilk bölümünde örnekleriyle dile getirdiği, İzmir’de ötekileştirici faaliyetler konusundaki tehlikeyi konu alan söylemlerinde de ne kadar haklı olduğu net bir biçimde görülmüştür. Bu zihniyetin meslek örgütümüzde yerleşmesinin, örgüt bilinci ve terbiyesiyle bağdaşmadığını ve örgütümüzün birliği ve beraberliği için en büyük tehlike olduğunu siz değerli meslektaşlarımızla bir kez daha paylaşıyoruz. Bu zihniyet sahiplerini de kınıyoruz.

 

10)ÇALIŞMA RAPORLARINI İNCELEDİĞİMİZDE;

 

* Raporlarda bahsedilen katılımcılık, şeffaflık, birlikte çalışma ve üretmeden bahsedilen yönetim anlayışının yukarıdaki sebeplerle (gerek çalışma raporlarının ve mali tabloların yazılı istenmesine rağmen son ana kadar gizlenmesi, gerek mali tablolarda gösterilmemiş olan para trafiği, gerek komisyonlara alınmamamız v.s) bize göre gerçeği yansıtmamaktadır.

 

* Bazı rutin oda görevlerinin çalışma ve faaliyet gibi gösterilmesini, TEB tarafından odalar aracılığı ile tüm Türkiye’deki meslektaşlara gönderilen yayınların üyelere ulaştırılmasının çalışma raporunda yer almasını gereksiz görüyoruz.

 

* İzmir’de reçetesiz antibiyotik sattıkları iddiasıyla bazı meslektaşlarımıza İl Sağlık Müdürlüğü tarafından uygulanan yüksek miktardaki para cezaları ile ilgili odamızın her hangi bir çalışma yapmadığını üzülerek görmekteyiz. Bu konuyla ilgili İzmir Eczacı Hareketi olarak meclisimiz ve hukukcularımızla yapılan kapsamlı çalışma bizlere danışan tüm meslektaşlarımıza iletilmiştir.

 

* Odamız tarafından hukuk zaferi olarak lanse edilen, daha önce Seferihisar’da bir çok meslektaşımızın, Türkiye’de numune olarak ceza ödemek durumunda kalıp mağdur olduğu, bazı oda yönetimindeki meslektaşlarımız da dahil, İzmir’deki bir çok meslektaşımızın almak zorunda kaldığı, Tarım İlçe Köy İşleri Müdürlüklerince istenen onay belgeleri hakkındaki davayı kazanan en son odalardan biri olduğumuzun çalışma raporlarımızda tüm gerçekliğiyle belirtilmediği görülmektedir.

 

* İzmir Eczacı Hareketinin küçümsenen, fakat şimdi gerçekleştirilmeye çalışılan projelerini yeterli olmamakla birlikte olumlu görüyoruz. ( Örn: Genç meslektaşlarımızın KOSGEB imkanlarından faydalandırılması çalışması ve Eczacının El Kitabının hala hazırlanmaya çalışılması…)

 

* Seçimlerden önce yine eleştirildiğimiz, fakat terminolojisi ve görev tanımları tamamen İzmir Eczacı Hareketine ait “Genel Koordinatör Eczacı” atanmasını olumlu görüyoruz.

 

* İzmir Eczacı Hareketi olarak yaptığımız uyarılar sonucu yıllardır yanlış ebatlarda dağıtılan Sigara İçilmez yazılarının doğru ebatlarda dağıtılmasını olumlu karşılıyoruz.

 

* İş sağlığı güvenliği için odamızca alınan tekliflerin ve yapılan çalışmaların tarafımızdan yetersiz görülmesi üzerine, İEH olarak aldığımız tekliflerin meslektaşlarımızla paylaşılması sonucunda odamızca tekliflerin yenilenmesi konusunu olumlu buluyoruz.

 

* Yine İzmir Eczacı Hareketi olarak projelerimizde yer alan, mali müşavirler odasıyla birlikte aralıklarla yapmayı planladığımız, meslektaşlarımıza yönelik eczane muhasebeleri ve mali olarak pratik bilgiler toplantısının yapılmış olması tarafımızdan olumlu karşılanmıştır.

 

* Ankara da TEB komisyon toplantılarına katıldığı söylenen bazı meslektaşlarımızın, bu toplantılarda odamız adına ne gibi görüş, öneri ve çözüm sunduklarının raporlarda yer almadığı, yalnızca katıldıkları belirtilmektedir. Dolayısıyla tarafımızdan bu durum eksiklik olarak görülmüştür.

 

* Raporlarda belirtilen eczane açılış kapanış saatleri hakkında yapılan anketin neden tüm eczane sahibi meslektaşlarımızla yapılmadığı, anket sonuçlarının neden şeffaf bir biçimde paylaşılmadığı konusunda soru işaretlerimiz oluşmuştur.

 

Değerli meslektaşlarımız; gücünü tabandan alan bir ekip olarak, bu sorumluluk bilinciyle meslektaşlarımızın doğru ve eksiksiz bilgi alma haklarına saygımız gereği tüm mesleki süreçleri olduğu gibi sizlerle paylaşmayı görev olarak görmekteyiz. Bizler hizmet yarışı şeklinde geçmesi gerektiğini düşündüğümüz bu süreçlerde, sadece seçimden seçime ortaya çıkan, iş üretmeyip salt muhalefet yapan, sadece açık kollayıp yerine doğru bir şey koymayan, kolaycı ve Türkiye’ de alışılagelmiş muhalefet tarzını kesinlikle kabul etmediğimizi belirtmek istiyoruz. Bu nedenle seçimlerin bittiği andan itibaren, mesleğimiz ve meslektaşlarımız adına çalışmalarımıza bir an bile ara vermeyip iş ve hizmet üretmek için çalışıyoruz ve çalışacağız. Mesleğimizin ve meslektaşımızın hak ettiği aydınlık geleceği adına örgüt bilinci ve terbiyesiyle hep birlikte çalışmak dileğiyle saygılar sunuyoruz…

İZMİR ECZACI HAREKETİ