İzmir Eczacı Hareketi Başkanı Ecz. Barış Özgen’in Genel Kurul Konuşması
Değerli Meslektaşlarım;
Herkes bu meslek için elinden geldiğince bir şeyler yapmaya çalışıyor. O yüzden geçmişten bugüne ben öncelikle tüm bu çalışmalarda emeği geçen meslektaşlarıma, odada fedakarca çalışan emkçilerimize teşekkür ederek konuşmama başlamak istiyorum.
Ülkemizin ve aynı zamanda da aslında insanlığın bugün içinde bulunduğu büyük huzursuzluk,dram ve kaos ortamında, her gün yeni şehit haberleri var mı diye yüreğimiz ağzımızda beklediğimiz, kumsallara vuran çocuk cesetleriyle isyan etme noktasına geldiğimiz, ne uğruna diye sorguladığımız, hatta gerçekten böyle bir dünyada bazen yaşamaya dahi utandığımız bu günlerde, insan hayatı, insan sağlığı, insan sevgisi üzerine yemin etmiş kişiler olarak bugün burada toplanmış bulunmaktayız.
Değerli meslektaşlarım;
İsminizin önüne hangi ünvanı alırsanız alın, ister başkan olun,ister milletvekili olun,ister bakan,ister başbakan olun her ne olursanız olun; sonrasında hepsinin önüne eski kelimesi gelecektir. Eski başkan, eski milletvekli veya eski bakan gibi. Ama ecacı ünvanımızın önüne ölene dek hiçbir zaman eski ünvanı gelmiyor. Hep eczacı kalıyorsunuz ve ben eczacı bir annenin oğlu olarak, doğduğum günden beri bu meslekle yaşayan biri olarak, bu ünvana sahip olmaktan, bu ünvanı taşımaktan gurur duyuyorum. Gurur duyuyoruz. Gurur duymayada devam edeceğiz.
İşte bu yüzden melektaşlarımızla birlikte, içinde insan sevgisi olan bu onurlu mesleğimizi ve meslektaşlarımızı şu an içinde bulunduğu dip noktadan çıkarmak ve mesleğimizin geleceğini sağlam temeller üzerine oturtacak göstermelik değil, gerçek stratejileri oluşturmak için birlikte yola çıkmış bulunuyoruz.
Geçtiğimiz dönemki seçimlerde 1,5 aylık kısa bir sürede sizlerin takdirleriyle %41 lik bir potansiyele ulaşmış olan İzmir Eczacı Hareketi, bu sorumlulukla geniş katılımlı demokratik meclis yapısıyla 2 yılı aşkın süredir mesleki çalışmalarına aralıksız durmadan devam etmiş, bu çalışmaları soğuk sıcak, yağmur çamur demeden tek tek eczanelerinize 2 şer kez gelip sizlerle paylaşmış, bugün Türkiye’ye örnek bir biçimde mesleği ve meslektaşı adına ürettiği projeleriyle siz meslektaşlarımızın karşısına Biz Hazırız sloganıyla çıkmıştır.Bugün ne yapacağımız, neyi farklı yapacağımız ve nasıl yapacağımız bellidir, nettir.
Aynı zamanda İzmir Eczacı Hareketi ismi tüm ülkede, hiç bir organik bağımız olmamasına rağmen kronik sorunlardan, kronik yönetim ve isimlerden, bunların yetersiz söylem ve mücadelelerinden bunalmış, artık yeter noktasındaki eczacı meslektaşlarımızın ortak bir ismi haline dönüşmüş, resmen Türkiye’de ortak bir umut ve sevda olmuştur. Bu açıdan yarınki seçimlerde hareketin başarısı Tüm Ülkede mesleğimize olan bu umudu daha da güçlendirecek ve perçinleyecektir. Böyle bir taban hareketinin İzmir’den başlaması dalga dalga Türkiye’ye yayılması kadar da doğal bir şey yoktur. Öncü İzmir’imize de yakışan budur.
Peki bizler eczanelerimiz ve mesleğimiz için neler getireceğiz? Öncelikle sözde değil özde mücadele getireceğiz, bilinçli ve gerçek mücadele getireceğiz. Genel sorunlarımız altında yatan, temel sorunlarla mücadele edeceğiz. İşte bu da ancak bilinçli ve kararlı bir biçimde planlanması gereken bir ekip işidir ve biz gerçekten bir ekibiz. 2 yılı aşkın süredir bu ekip bu yüzden kendilerinden fedakarlık edip, eczanelerinizin eşiklerini aşındırıyor, içerik ve görsel açıdan yine Türkiye’de ilk olan, yapacaklarımızın belgesi olan proje kitabımızı sizlere veriyor. Boş seçim vaadleri yerine, neyi nasıl yapacağını anlatmaya çalışıyor sizlere. Elimdeki bu kitap içerik ve görsel açıdan Türkiye’de bir ilktir, İzmir Eczacı Hareketi Meclisininin bir eseridir, İzmir’li meslektaşlarınızın bir eseridir değerli meslektaşlarım.
Ne getireceğiz? Meslek hayatımızı kolaylaştıran tedbirler getireceğiz. Açınız proje kitabımızın 9.ve 10. sayfalarını.
Ne getireceğiz? Meslektaşlarımızın sorunlarına hızlı ve etkili müdehaleler için yeni bir yönetim organizasyon şeması getireceğiz. Bakınız kitabımızın 17.sayfasına.
Ne getireceğiz? Meslektaşlarımızın ekonomilerine yönelik, rahatlatıcı gerçek tedbirler getireceğiz. Açınız kitabımızın 12.sayfasını. Bakınız 3 Eylül günü bir Eczacı Odamız bir bankayla bu projemiz doğrultusunda protokol imzaladı. Biz projelerimizi Türkiye’ye beğendiriyoruz, Türkiye’den takdir alıyoruz ama maalesef odamıza beğendiremiyoruz. Sayın başkana beğendiremiyoruz. Beğendiremiyoruz ama kimisini de formaliteden de olsa uygulatıyoruz. Açınız taaa geçen dönemki o küçümsenen broşürümüzü, halk eczacı günlerini göreceksiniz.Sadece broşür dağıtmak değil tabi ki. Merkez büromuzda eczacı istihdamını göreceksiniz. Kötü mü oldu? Bakınız bu dönemki proje kitabımızın 15. ve 17. sayfalarına. Olsun amacımız başkana beğendirmek falan değil tabi ki, siz meslektaşlarımıza beğendirmek ve fayda sağlamaktır.
Peki ne getireceğiz başka? Mütavazi yönetim şeffaf hizmet modeli getireceğiz. Bakınız odamız da dahil bir çok oda sıralı dağıtım reçetelerini yıllar sonra yayınlamaya başladı bugün. Gerçi son 10 aylık verilerin yayınlanması, firmanın kapanması gibi konular dikkatimizi çekmiyor değil, tabi ki inceleyeceğiz ama yine de bundan sonraki süreç için olumlu değil mi? Açınız kitabımızın 17. ve 25.sayfalarını.
Ne getireceğiz İzmir Eczacı Odasında? Demokrasi kültürünü getireceğiz. Bu konuda yine tüm Türkiye’ye örnek olcağız, şimdiden oluyoruz da. Bakınız İzmir Eczacı Hareketi Meclisine. Sandıklar koyuyoruz, sandık görevlileri atıyoruz, birleştirme tutanakları tutuyoruz ve adaylarımızı böyle belirleyip, seçimlere haftalar kala açıklayıp sizlerin görüşüne sunabiliyoruz. Bundan böyle İzmir’de tüzel yapılarda görev almak isteyen ve hak eden tüm meslektaşlarımız liderlik sultasından ve onun iki dudağı arasından kurtulacak, çalışkan ve üretken, vakti ve zamanı olan, istekli ve donanımlı meslektaşlarımız buralarda hak ettikleri görevleri alacaklardır. Dolayısıyla hem İzmir’e hem de Türkiye’ye demokratik ve katılımcı bir sistem getireceğiz. Olması gereken de budur ve tüm yönetimlere de buradan duyurulur değerli meslektaşlarım.
Ve aslında biz ne getireceğiz biliyor musunuz değerli meslektaşlarım? Kırık cam teorisini duydunuz mu? Birazdan meslektaşlarım sizlere kırık camları nasıl onaracağımızı anlatacaklar. Mesleğimizin geleceğini garanti altına alacak gerçek stratejiler getireceğiz.Türkiye Ulusal İlaç Ve Eczacılık Strateji Belgesini getireceğiz.Türkiye’de halkın ilaç ve eczacılık hizmeti gereksinimine uygun, halk sağlığını önceleyen, kamu yararını düşünen, bizlerin eğitimi ve bilgisinin öne çıkarıldığı, Türkiyenin yapısına en uygun sürdürülebilir nasıl bir ilaç ve eczacılık hizmeti sunulması gerektiğini, sdantarlarının ne olacağını gerçekci, sistematik ve bilimsel bir yöntemle oluşturacağız. Bunun öncülüğünü de yine İzmir olarak biz yapacağız. Çünkü İzmir fakültesiyle – akademisyeniyle, kooperatifleriyle, dernekleriyle, donanımlı meslek büyükleri ve meslektaşlarıyla bu birikime ve potansiyele sahiptir. Türkiye Ulusal İlaç Ve Eczacılık Strateji belgesi bugüne kadar lafta kalan ve bu yüzden atıl kalan tüm mesleki girişimlerin somut halidir hatta ötesidir. Bakınız kitabımızın 30,31,32 ve 33. sayfalarına. Biz ilaç ve eczacılık meselesini aynı zamanda bir ülke meselesi olarak görüyoruz. İzmir Eczacı Odasının meseleye böyle bakması vizyonunun buna dönük olması gereklidir. Bakınız değerli meslektaşlarım hepimiz eczacıyız. Bizim sorunlarımız var. Büyük ve ortak sorunlarımız var. Bu sorunlar bizleri giderek kıskaca alacak şekilde kuşatıyor, bununla da sınırlı kalmayıp artık halkın ilaca ulaşmasının engeli haline geliyor. Halk sağlığını tehtid eder noktaya geldiği için de ulusal bir boyut kazanıyor. Bugün tüm istatistikler sağlıkta dönüşüm adlı bu yanlış politikayla nasıl bir çıkmazın içine girildiğini gösteriyor. Bu politikayla sürdürülebilirliğin kalmadığını, yeni politikaların araştırıldığını biz değil bürokratlar söylüyor. Siyasi erkin de buradan çıkış yolu aradığı bir dönemde yeni oluşacak politikalarda kendi plan ve stratejilerimizle söz sahibi ve aktör olmamız hayati önem arz ediyor. Biz Türk Eczacıları Birliği sürecinde şu kadar delege, bu kadar oy, şu koltuk bu koltuk hesaplarıyla değil, elimizde İzmir’in tüm potansiyelinin ortaya konulduğu, strateji belgemiz ile gidip irade koyacağız ve bugün bunlar için sizlerden yetki istiyoruz.
Değerli meslektaşlarım bir seçim sürecini daha bugün geride bırakıyoruz. Eczanelerinize ziyaretlerimizde sizlere sadece yapacaklarımızı anlattık ve somut olarak dökümanlarımızı bıraktık. Sizlere meslektaşlarımızın geniş katılımıyla hayata geçirilmesi mümkün, elzem, kanun ve mevzutlarımıza uygun, ayağı yere basan projelerimizi sunduk. Bu demokratik süreci sabote etmeye, karalamaya çalışan bir kaç kişi oldu. Mümkün olduğunca bu karalama ve küçültme girişimlerine müdahil olmamaya o çamurun içine girmemeye, seviyemizi korumaya gayret ettik. Çünkü mesleğimizin ihtiyacı bunlar değildir. Biz bu süreçte yalnızca yapılacakların konuşulmasına özen gösterdik. Sonuçta biz siziz, siz de bizsiniz değerli meslektaşlarım. Biz öznellerimizi bıraktık nesnelimizde buluştuk. Eczacı kimliğimizde buluştuk, mesleğimizde birleştik. Bir araya gelmez denilen meslektaşlarımız meclisimizde, listemizde bir araya geldiler, aslında meslekte bir araya geldiler. Olması gereken de budur. Kimseyi ötekileştirmedik, meclisimize herkesi davet ettik.Nitelikse nitelik, nicelikse nicelik. İşte size meslek sevdalısı, çalışkan, tüm Türkiye’ye örnek bir eczacı ekip diyoruz.
Kamusuyla, serbestiyle, akademisyeniyle, öğrencisiyle resmen meslek onurumuzla oynandığı son yıllarda tüm amacımız, mücadeleci, meslektaşlarımızın mesleki hayatlarını kolaylaştıracak tedbirleri hayata geçiren, daralan ekonomilerine fayda getirecek, ihtiyaç anında eczacısının sonuna kadar yanında olan ve bundan meslektaşlarımızın en ufak bir şüphe duymadığı, güvenebileceği, ona doğru yolu gösterirken aynı zamanda profesyonel destek de sağlayan, konulara ve çözümlere hakim , donanımlı, her üyesine eşit bir yönetim kurulu olacağımıza dair sizlere söz veriyoruz. Zaten tüm projelerimiz, çalışmalarımız ve emeklerimiz de buna yöneliktir.
Tüm bu söylediklerimizi yapabilmek, İzmir Eczacı Odasını çok eskiden olduğu gibi mesleği ve meslektaşı adına yaptığı proje ve çalışmalarla sözü dinlenen, irade sahibi ve etkin bir unsur haline getirmek, odamızı Türkiye’de tekrar örnek ve önder bir oda yapabilmek için sizleri mesleğimiz adına tarihi güç birliğine davet ediyoruz. Bugüne kadar amatör ruhla canla başla sergilediğimiz profesyonel çalışma tarzımız, konulara ve sorunlara bakış açımız, müdahil olmamız, kısıtlı imkanlarla bugüne kadar yaptıklarımızın, sizlerden yetki almamız halinde yapacaklarımızın teminatı olduğunu belirtmek istiyoruz ve sizlerden yetki istiyoruz.
Konuşmama son veririken, tekrar tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet, acılı ailelerine sabırlar diliyor, şehit kanlarıyla kurulmuş ülkemizin, gerekirse şehit kanlarıyla yaşayacağını fakat Mustafa Kemal ATATÜRK’ÜN kurduğu bu Cumhuriyeti bizler ve sizler oldukça kimsenin yıkamayacağını belirtmek istiyorum.Bugün Gaziler günü, tüm şehit ve gazilerimize buradan minnetlerimi sunuyorum.Teşekkür ediyorum. BİZ HAZIRIZ değerli meslektaşlarım.
22 Eylül 2015



































