Değişim İzmir’den Başlar
Değerli Meslektaşlarımız;
İzmir Eczacı Hareketi kurulduğu günden bugüne kadar her zaman mesleğimizin ve meslektaşlarımızın geleceğine yönelik projeler ve çözümler üretmiştir. Bugün bu projelerin pek çoğu Türkiye genelindeki Eczacı odalarımız tarafından hayata geçirilmiş ve başarıyla uygulanmaktadır.
İzmir Eczacı Hareketi etik ilkelere sıkı sıkıya bağlı meslektaşlarımızdan oluşan bir meslek birlikteliğidir. Amacı mesleğimizin kaybettiği değerleri geri kazanmak, meslektaşlarımızın maddi kaygılardan uzak bir şekilde mesleğini icra etmelerini sağlamak ve genç meslektaşlarımıza gelecek endişesi yaşamayacakları bir meslek bırakmaktır.
Bu amacı gerçekleştirebilmek için yoğun toplantılar ve çalışmalar sonucu alınan kararları ivedilikle uygulamaktayız. Meslektaşlarımızın mesleki ve kişisel gelişimlerine yönelik eğitimler, bilgilendirme toplantıları, oluşturulan komisyonlar ve gerçekleştirilen ziyaretler bu toplantılarda alınan kararlar doğrultusunda hayata geçirilmektedir.
Bugüne geldiğimizde mesleğimizin sürekli kan kaybettiği ve artık sürdürülemez bir noktaya geldiği bir gerçektir.
En önemli sorunumuz hepimizin de bildiği gibi eczanelerimizin maddi olarak sürdürülebilir olmaktan çıkmasıdır. Sürekli artan maliyetlere karşın gelirimiz aynı ölçüde artmamakta ve eczanelerimiz günden güne erimektedir. Bu noktada İlaç karlılıklarındaki kademelendirme son bulmalı, ilaçta Dünya Sağlık Örgütünün eczaneler için belirlediği %30 kar oranına derhal geçilmelidir.
İlaç fiyatlarından bağımsız olarak Meslek Hakkı belirlenmeli ve bu bedel her sene yeniden değerleme oranında güncellenmelidir.
Açılan fakülte sayısına bağlı olarak mezun olan eczacı sayısı her yıl katlanarak artmaktadır. Bu durum meslektaşlarımız açısından ucuz iş gücü anlamına gelmekte olup, mesleğimizi değersizleştirmektedir. Bu yüzden akredite olmamış fakültelerin öğrenci kabul etmesi durdurulmalıdır. Yeni mezun genç meslektaşlarımız yardımcı eczacılık yapacak eczane bulmakta zorlanmaktadırlar. Bu durumun sebebi olan yardımcı eczacılığın maddi sorumluluğu eczaneler üzerinden alınmalı ve devlet tarafından karşılanmalıdır.
İşsiz eczacı enflasyonunun azaltılması adına hastanelerde en az her 30 yatak başına 1 eczacı olacak şekilde istihdam sağlanmalı, hastanelerde akılcı ilaç poliklinikleri açılmalıdır.
Kamudaki meslektaşlarımızın ikinci sınıf sağlık personeli muamelesi görmesi önlenmeli ve mutlak suretle özlük hakları iyileştirilmelidir.
İlaç fiyat kararnamesi düşük enflasyonlu ekonomik koşullarda uygulanabilecek bir kararnameydi. Ancak yüksek enflasyon ortamında senede 2 defa zam yapmak piyasadaki sıkıntıyı çözmeye yetmemektedir, yetmeyecektir. İlaç fiyatlandırmasında kullanılan Euro kuru reel kurun yarısı bile değildir. Bu sebeple ilaç yokları kaçınılmazdır. Unutulmamalıdır ki “Bulunmayan İlaç En Pahalı İlaçtır”.
İlaç stratejik bir üründür. Dışa bağımlılığımızın minimum seviyeye çekilmesi yüksek önem arz etmektedir. Bu sebeple yerli ilaç sanayi desteklenmeli, ilaç etken maddelerinin Türkiye’de üretilmesi için devlet desteği sağlanmalıdır. Eczacılık Fakülteleri ve sanayi iş birliği güçlendirilmeli, sanayinin ihtiyacına yönelik eczacı yetiştirilmesi teşvik edilmelidir.
Mesleğimizin sorunları çığ gibi büyürken yapacağımız çok iş var. Biz buradayız ve çalışacağız. Öncelikle Eylül 2023’te yapılacak İzmir Eczacı Odası seçimine ve sonrasında yapılacak olan TEB seçimine de katılacağımızı açıklıyor, mesleğin çıkarlarını şahsi çıkarlarının önünde tutan tüm meslektaşlarımızı İzmir Eczacı Hareketine katılmaya ve katkı vermeye davet ediyoruz.
İzmir Eczacı Hareketi
İzmir Eczacı Odası Başkan Adayı
Dr. Ecz. Murat ÇİFTÇİ



































