ARTAN FAKÜLTE SAYILARI, DÜŞEN KALİTE BİRAZ DA SAMİMİYET DİYORUZ…

Değerli meslektaşlarımız,

Yapılan üniversite sınav sonuçlarına da bağlı olarak, gündemimizde, hızla artan fakülte sayıları, sınırlanan eczane sayıları ve bunlara bağlı olarak düşen eczacılık fakültesi puanları var.Yazılıp çizilenlerin ve kaygıların hepsi tabi ki doğru.

Hepimizin de bildiği gibi, ülkemizde, özellikle son yıllarda, Eczacılık Fakültelerinin sayısı hızla artmakta ve buna bağlı olarak, fakültelerin taban puanları düşmekte,eczacılık gibi bilimsel bir mesleğin adayı olan öğrencilerin kalitesinin de gitgide azalacağı görülmektedir.Uzun yıllar sayısı 7 adet olan eczacılık fakültesi sayısı, son 15 yılda, 6 kat artmış ve 42’ye ulaşmıştır. Son verilere göre, bunların 26 tanesi öğrenci almaktadır. Hepsinin birden öğrenci almasıyla verilecek yıllık mezun sayısının 3000’i bulacağı,şu an itibariyle bu fakültelerde öğretim üyesi sıkıntısının da hat safhada olduğu bilinmektedir. Kalitenin düşmesinin yanında, önümüzdeki yıllarda artan eczacı sayısının eğer bir planlama yapılmazsa istihdam problemini de birlikte getireceği ve bir eczacı enflasyonuna sebep olacağı da kesindir.Eczacı enflasyonu demek, ucuz iş gücü demektir.

Bu durumu gerek biz eczacılar, gerekse fakültelerdeki eczacılık öğrencileri kaygıyla izlemekteyiz.Hatırlarsak Temmuz 2013’de bu kaygı sosyal medyaya da yansımış ve “diren eczacılık ” hashtagi (etiket) iki hafta boyunca toplamda iki kez ” trend topic ” yani; en çok okunan başlık olmuştu. Bu olay eczacı tabanının kendi mesleki geleceğinden duyduğu kaygıya ait çığlıktı aslında. Yine hatırlarsak, İzmir Eczacı Odası başkanımız da dahil olmak üzere,bazı oda başkanlarımız konuyla ilgili peşpeşe basın açıklamaları ile zaten eczacıların feryadıyla gündem olmuş bu konu hakkında yorumlarını yayınlatarak basında yer aldılar.

Peki birazcık daha bu olayların öncesine gidelim.Biliyorsunuz ki; 17/05/2012 tarihinde 6308 sayılı Eczacılar Ve Eczaneler Hakkında Kanun İle Uyuşturucu Maddelerin Murakebesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 6197 sayılı kanunumuzun on maddesinde değişiklik yapılmış, bir maddesi de tamamen iptal edilmiştir. Kanunla ülkemizde 3500 kişiye bir eczane olacak şekilde eczane sınırlaması getirilmiştir. 6308 sayılı kanun meclisten geçip kanunlaşmadan önce slaytta da görüldüğü gibi kanun teklifi, 14/03/2012 tarihinde, 147 sayı no’su ile, AKP Eczacı Milletvekilleri tarafından meclis başkanlığına verilmiş ve bu teklif İzmir Eczacı Odası da dahil olmak üzere, TEB ve tüm odalara gönderilmiştir.

Teklif, yine slaytlarda görüldüğü gibi, genel gerekçe ve madde gerekçeleri olmak üzere 2 bölümden oluşmaktadır.Genel gerekçe kısmında ” Avrupa Birliği’nin eczacılıkla ilgili müktesebatına ve günümüz koşullarına uyumun sağlanabilmesi büyük önem arz etmektedir.” denmekte.İzmir Eczacı Hareketi olarak Yunanistan’a yaptığımız mesleki gezide, AB müktesebatının Yunanlı eczacıların başına ne işler açtığını ve ne anlama geldiğini gördük.Yunanistan’da sahibi ve mesul müdürü kısmından sahibi kısmı gitmiş, zincir eczane modeli getirilmiş durumda.

Asıl konumuzla ilgili kısmı ise; madde gerekçeleri kısmında şu şekilde dile getirilmiştir: ” Ülkemiz, eczane sayısının çok fazla ancak; eczacı sayısının yetersiz olduğu ülkelerden bir tanesidir ” deniliyor ve metin incelendiğinde görülüyor ki; oluşacak istihdam sorununun “ yardımcı eczacılık ” ve “ ikinci eczacılık ” kavramlarıyla yine serbest eczanelerle giderilmesi düşünülmekte. Bu cümle, sizce de bugün hızla artan fakülte sayılarının sebebini açıklamıyor mu? Bildiğiniz gibi değişen kanunumuzun 5.maddesi ile birlikte literatürümüze ”yardımcı eczacılık ”ve ” ikinci eczacılık ” kavramları girmiştir.Yardımcı eczacılık, mezun olan öğrencinin eczane açabilmesi için serbest eczanelerde en az bir yıl süre ile asgari ücretin 1,5 katından az olmamak şartıyla çalıştıracağımız, ikinci eczacılar ise; eczanelerimizde reçete sayısı ve/veya ciro gibi kriterlere bağlı olarak asgari ücretin 3 katından az olmamak şartıyla çalıştıracağımız meslektaşlarımızı ifade etmekte. 28970 sayılı yeni yönetmeliğimize göre ikinci eczacılık için şu an belirlenen ciro, kdv hariç 3000000 ( üç milyon ) TL ve bu rakam her yıl TEB görüşü de alınarak güncellenecek, Türkiye’de şu anki verilere göre, ikinci eczacı çalıştırabilecek 187 eczane bulunmakta ve buralarda 315 adet eczacı istihdam edilecektir. Önümüzdeki yıllarda yaklaşık yılda 3000 mezunun olacağı öngörülen ülkemizde, bu ciro limitinin daha da aşağı çekileceğini görmek çok da zor değil. Peki şu an mevcut serbest eczanelerin bugünkü mali durumları ile böyle bir istihdamı karşılamaları sizce mümkün mü ?

Değerli meslektaşlarımız;

Bu kanun meclisten geçmeden kanun teklifi önlerine gelen meslek örgütü temsilcilerimiz, bu teklifi yeterince incelediler mi ? Anladılar mı ? Bu duruma o zaman İzmir de dahil hiç bir karşı duruş sergilememiş, oda başkanlarımızın iş işten geçip, olay sosyal medyada trend topic olduğunda ve arkadan basında yer alınca açıklama üstüne açıklama yapması, tabiri caiz ise tribünlere oynamak anlamına gelmiyor mu ? Peki şu an bu durum ile ilgili stratejik bir planları veya söylemden öte bir karşı duruşları var mı ? İzmir Eczacı Hareketi olarak konulara hakim, gündemin peşinde sürüklenen değil, gündem oluşturan bir yönetim şeklini benimsiyoruz.

Biraz da samimiyet diyoruz…

Saygılarımızla…

İzmir Eczacı Hareketi.